28 Mayıs 2017 Pazar

Aydın mısın?

Aydın mısın
Rıfat Ilgaz
Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun
Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun

Atları da Vururlar

Büyük Buhran yıllarını ve eğlence sektörünün görünmeyen yüzünü anlatan bir başyapıt: Atları da  Vururlar. (They Shoot Horses, Don't They?)

video




25 Mayıs 2017 Perşembe

Liberal Üstünlükçüler-Terry Eagleton

Terry Eagleton
'Terörle savaş'ın yan etkilerinden biri, liberalizmi içine soktuğu kriz. Mesele sadece liberallikten korkutucu derecede uzak olan yasalardan ibaret değil, liberal devletin liberal olmayan hasımlarını nasıl ele aldığına dair daha genel bir sorun. Bu, hiç şüphesiz, liberal akideler açısından son derece kritik bir sınav.
Hoşgörülülere karşı herkes hoşgörülü olabilir. Açık fikirlilerden oluşan bir topluluk gayet keyifli bir yer ama ciddi bir ahlaki çaba göstermeyi de gerektirmez. Kilit mesele liberal devletin, kendi ideolojik çerçevesini reddedenlerle nasıl başa çıktığı. Günümüzde 'Öteki'ne açık olmaktan bahsetmek çok moda. Peki ya Öteki, kucak dansı kulüpleriniz kadar açıklığınızdan da nefret ediyorsa?

21 Mayıs 2017 Pazar

Tanrının Ölümü Üzerine

Tanrının öldüğünü biz biliyoruz, peki ya tanrı? Bu nükte ünlü Slovak düşünür Zizek'e ait. Zizek'in bu sözle anlatmak istediği şu: Kant'çı terimlerle konuşursak saf aklın sınırları içinde, tanrının öldüğünü biliyoruz fakat pratik alanda öyle eyliyoruz ki tanrının kendi ölümünden habersiz olması, pekala mümkün

Tanrının Yapılamayan Cenaze Töreni

Kant
 Kuşkusuz ilk değil, fakat felsefi manada dine en büyük saldırılar aydınlanma felsefesi(ya da aydınlanmacı felsefe) tarafından yapıldı. Aydınlanmanın iki büyük düşünürü Rousseau ve Kantla birlikte Tanrı aklın kavrama alanından sürgün edildi.
Kant Saf Aklın Eleştirisinin transandantal diyalektik bölümünde, insanın var olandan hareketle tanrıya ulaşmasının diyalektik aklın bir yanılgısı olduğunu söylüyordu, ona göre var olanın tekinsiz değişimi, yıpranması ve sınırlı olması saf aklı, diyalektik bir siçrayışla, sonsuz, sınırsız ve mutlak bir tanrı düşüncesine götürüyordu.

20 Mayıs 2017 Cumartesi

Tanrı Yanılgısı Hakkında-Terry Eagleton

Biyolojiye dair bütün bilgisi Book of British Birds (Britanya Adaları Kuşları) kitabından ibaret olan birisinin biyolojiyle ilgili nutuk attığını düşünün, o zaman Richard Dawkins’in teoloji kitabını okumanın ne demek olduğunu anlarsınız. Bertrand Russell’dan sonra profesyonel bir ateiste en çok benzeyen Dawkins gibi ateşli rasyonalistler, aslında kınadıkları şeyi anlayabilmek için gereken donanımın en alt sınırında duruyorlar, zira anlaşılması gereken ya da en azından anlamaya değer bir şey olduğuna inanmıyorlar. Bu yüzden birinci sınıf teoloji öğrencisinin bile burun kıvıracağı türden bayağı dini inanç karikatürleriyle karşımıza çıkıp duruyorlar. Dini ne kadar küçümsüyorlarsa eleştirileri de o kadar yanlış bilgiyle dolu oluyor. Şayet fenomenoloji ya da Güney Asya jeopolitiği hakkında fikir yürütmeleri istenseydi hiç şüphesiz ellerinden gelen gayretle konu üzerine bilgilenmeye çalışırlardı. Fakat ne var ki mevzu teolojiye gelince her türlü eski bayağı çarpıtmayı kabulleniyorlar. Bugünlerde teoloji, ortaçağdaki parlak günlerinde sahip olduğu saygın anlamını yitirmiş bir halde bilimlerin kraliçesi haline geldi.

19 Mayıs 2017 Cuma

Oğulları Ölen Analara Türkü

Onlar ölmediler yok,
Ateş fitilleri gibi:
Dimdik ayakta,
Barut ortasındalar!
Karıştı, bakır tenli
Çayır çimene,
Karıştı,
O canım hayalleri:
Zırhlı bir rüzgâr,
Perdesi gibi;
Bir set gibi:
Kızgın çehreli,
Göğüs gibi:
Göğün görünmez göğsü gibi!

Madem İyisin

Anladık iyisin,
Ama neye yarıyor iyiliğin.
Seni kimse satın alamaz,
Eve düşen yıldırım da
Satın alınmaz.
Anladık dediğin dedik,
Ama dediğin ne?

YOKSULLUK İÇİMİZDE-YA DA GIDA BANKALARI ÜZERİNE

  1. Kathrin Hartman'ın Ayrıntı Yayınlarından çıkan Küresel Çarkın Dışında Kalanlar adlı kitabının alt başlığı Tüketim Toplumunda Yeni Fakirlik. Hartmann, kitapta gelişmiş ülkelerde göreli yoksulluk adı ile gizlenmeye çalışılan içler acısı durumu tüm çıplaklığıyla teşhir ediyor. Kitap zenginlerin ekmek bulamazlarsa çöp yesinler niyetiyle uygulamaya koyduğu ve gıda şirketleri için geri dönüşümden kar etmek, imaj düzeltmek, sübvansiyon almak demek olan gıda bankaları projesini anlatmakla başlıyor.

Aydın mısın?

Aydın mısın Rıfat Ilgaz Kilim gibi dokumada mutsuzluğu Gidip gelen kara kuşlar havada Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden T...