13 Ağustos 2017 Pazar

Bir Egemenlik Aracı Olarak Üniversiteler-Fikret Başkaya

Fikret Başkaya
Üniversitelere dair retorikle realite arasında her zaman büyük bir uçurum vardı. Başka türlü söylersek, gerçekte var olan reel üniversite,tevatür edilenden farklıydı. Üniversitelerin özgür tartışma odakları oldukları, her türlü düşüncenin özgürce/sınırsızca tartışılabildiği, yeni ve orijinal fikirlerin filizlenip-yeşerdiği, evrensel bilginin ve bilimin üretildiği, her dönemde toplumun bir kaç adım önünde olan, "bilim yuvaları" oldukları vb... şeklinde yaygın bir tevatür üretilmiş durumdadır. Oysa gerçekte var olan üniversite, var olduğu söylenenden çok farklıdır. Tarih sahnesine çıktıkları dönemden bu yana üniversiteler hiç bir zaman ilerici, düşüncenin filizlenip- yeşerdiği yerler olmadılar.

Aydınlanmacı Akla Reddiye

Fransada Jakobenizm, Ülkemizde Kemalizm adı ile maruf anlayışa; yani koşulların devrimci bir pratik içerisinde kökten bir dönüşümünden bahsetmek yerine

30 Temmuz 2017 Pazar

Not-2

Bugün her şeyden önce yapılması gereken sosyalizmi lümpenlerin elinden çekip almak ve ona  hak ettiği devrimci ruhu tekrar üflemektir.

İbni Arabi ve Spinoza-1

İbni Arabi 

''Nefsinde yüce olan varlık ancak O'dur ki, kendisinde bütün varlık ve yokluk nispetlerini içine alan bir kemal ola; öyle yüce toplu kudreti ile ki,
hiçbir vasfın onun dışında kalması mümkün olmaya.''*

İbni Arabi-Fusus-ül Hikem(Meb-1964-s82)


....''Buradan şu sonuç çıkar ki mutlak olarak sonsuz varlık, her biri bu varlığın sonsuz ve ezeli özünü ifade etmek üzere, sonsuz sıfatları kuşatan bir varlık diye tanımlandığı zaman çok kesin bir tanım yapılmış olur.''*

Spinoza- Ethica (Dost-2016-s40)

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Yaşatan

Ben halka bakinca gümüş tirnakli kisraklar
sirça kirpikli gelinler huylanir.
Ben halka bakinca terlenirim
yaslanirim tarlalarin gölgesine, tozuna
kirlenir gülkurusu mendilim.

25 Temmuz 2017 Salı

Marx, Hegel ve bir Herbokolog

Marx'ın Kapitalin ikinci baskısına yazdığı ve hala bugün Marks ile Hegel arasındaki ilişkiye ayna tuttuğu zannedilen söz şudur: ''Hegelde diyalektik baş aşağıdır ben onu tersine çevirdim. Ancak bu sayede mistik zarfın içindeki rasyonel çekirdek bulunabilir.'' Marx'ın Hegel diyalektiğini ters çevirmek suretiyle bu diyalektiğin genel yöntemine ve nesnesine dokunmadan alıp kullandığını zannedenler bugün ayyuka çıkmış Hegel eleştirilerini doğrudan Marx'a karşı kullanmaktan çekinmiyorlar.

23 Temmuz 2017 Pazar

Felsefenin İmkanı

''En son çabalarında bile, Alman eleştirisi, felsefe alanını terk etmedi. Kendi genel felsefi öncüllerini inceleme şöyle dursun, Alman eleştirisinin ele aldığı istisnasız bütün sorunlar, tersine belirli bir felsefi sistemin toprağından, Hegel sisteminden fışkırmıştır. Yalnızca cevaplarında değil, kendi sorunlarında bile bir mistifikasyon vardı.''

Karl Marx- Alman İdeolojisi

Bir Egemenlik Aracı Olarak Üniversiteler-Fikret Başkaya

Fikret Başkaya Üniversitelere dair retorikle realite arasında her zaman büyük bir uçurum vardı. Başka türlü söylersek, gerçekte var ol...